ÖNDERİMİZ
BÜTÜNLEŞTİK...

YEREL-İŞ SENDİKASI OLAGANÜSTÜ GENEL KURULUNDA OY BİRLİĞİYLE TÜM YEREL-SEN'E KATILIM KARARI ALINDI.



devamı

Lozan antlaşmasının 91.nci yılında, Cumhuriyet İçin Güçbirliği Platformu anma etkinliği gerçekleştirdi EGEDE BUGÜN Lozan Antlaşması’nın 91’inci yılı DİLEK BAKIRKAYNAK/25 Temmuz 2014 Cuma Sevinç Pastanesi önünde toplanarak pankartlar, bayraklar ile birlikte Fuar Lozan kapısına yürüyen Cumhuriyet İçin Güçbirliği Platformu, Atatürk ve İnönü heykeli önünde Sancar Maruflu'nun temsilcisi olduğu kurumların da katıldığı tören sonrası İnönü evine ziyaret gerçekleştirdi. HABERİN LİNKİ: http://www.egedebugun-gazetesi.com/haber/lozan-antlasmasinin-91inci-yili--2027.html

devamı

CUMHURİYET İÇİN GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU LOZAN ANTLAŞMASININ 91.nci YILINDA,LOZAN'I ANIYOR! SEVR'İN PUSUDA BEKLEDİĞİ ÜLKEMİZ ŞARTLARINDA, LOZAN BARIŞ ANLAŞMASI HER GEÇEN YIL, ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR KORUNMAYA İHTİYAÇ DUYMAKTADIR. VARLIĞIMIZ LOZAN'DIR. LOZAN'A SAHİP ÇIKIYORUZ! TARİH: 24 TEMMUZ 2014 PERŞEMBE SAAT:10.30 YER: SEVİNÇ PASTAHANESİ ÖNÜ BURADAN ELİMİZDE MİLLİ BAYRAKLARIMIZLA, FUAR LOZAN KAPISINA YÜRÜYECEĞİZ.

devamı

DHA 23.07.2014 17:24 Cumhuriyetçilerden Gazze protestosu! Haberin Linki: http://www.dha.com.tr/cumhuriyetcilerden-gazze-protestosu-_723169.html İZMİR Cumhuriyet İçin Güçbirliği Platformu, tarihi Kemeraltı Çarşısı girişinde, Gazze'de yaşanan insanlık dışı katliamı protesto etti. Kemeraltı Çarşısı girişinde toplanan platform üyesi yaklaşık 100 kişi, ABD Başkanı Barack Obama, İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu, İŞİD Lideri Ebubekir El Bağdadi'nin kanlı fotoğraflarının bulunduğu afişler, Gazze'de yaralanan ve ölen Filistinli çocukların fotoğrafları ile 'Katil İsrail Filistin'den elini çek', 'Iraklı Türkmenler yalnız değildir', 'Kürecik radarı kaldırılsın' dövizleri taşıdı. İzmir Cumhuriyet İçin Güçbirliği Platformu adına açıklama yapan Prof.Dr. Ömer Lütfi Değirmenci, Suriye, Irak ve Gazze'de yaşanan katliamlara karşı seslerini yükseltmek, bu katliamlar ile din adına yapılan zalimlikleri kınamak için toplandıklarını dile getirdi. Değirmenci, "İsrail devleti ve onun destekçileri, bölgenin mazlum insanlarına sürekli olarak baskı ve zulmü reva görmüştür. Ne yazık ki Filistin halkı soydaşları olan Arap devletlerinden de gereken yardımı alamamıştır. Filistin'de tüm yaşam alanlarını tüketmekle kalmayan İsrail, hastaneleri ve ambulansları bombalayarak, gıda ve ilaç yardımlarını dahi engelleyerek, yaralıların yaşam haklarına da göz dikmiştir" dedi. Çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden İsrail bombaları ve kurşunları ile öldürülen 500 Filistinli, Türkmenler, Suriye'de katledilen insanlar için yasta ve acı içinde olduklarını belirten Değirmenci, "Buradan bir kez daha haykırıyoruz. Ey insanlar, insan haklarını savunanlar, ey bu amaçla kurulmuş örgütler; sizlere sesleniyoruz. Artık yaşanan bu katliamlara dur deyin" diye konuştu. Mustafa OĞUZ / İZMİR (DHA)- -------------------------------------------------------------------------- YURT GAZETESİ İzmir'de Cumhuriyetçiler'den Gazze protestosu 23 Temmuz 2014 Çarşamba 16:15 Haberin Linki:http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/izmirde-cumhuriyetcilerden-gazze-protestosu-h57244.html İzmir Cumhuriyet İçin Güçbirliği Platformu, tarihi Kemeraltı Çarşısı girişinde, Gazze'de yaşanan insanlık dışı katliamı protesto etti.Paylaş İzmir'de Cumhuriyetçiler'den Gazze protestosu İZMİR- Kemeraltı Çarşısı girişinde toplanan platform üyesi yaklaşık 100 kişi, ABD Başkanı Barack Obama, İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu, İŞİD Lideri Ebubekir El Bağdadi'nin kanlı fotoğraflarının bulunduğu afişler, Gazze'de yaralanan ve ölen Filistinli çocukların fotoğrafları ile 'Katil İsrail Filistin'den elini çek', 'Iraklı Türkmenler yalnız değildir', 'Kürecik radarı kaldırılsın' dövizleri taşıdı. İzmir Cumhuriyet İçin Güçbirliği Platformu adına açıklama yapan Prof.Dr. Ömer Lütfi Değirmenci, Suriye, Irak ve Gazze'de yaşanan katliamlara karşı seslerini yükseltmek, bu katliamlar ile din adına yapılan zalimlikleri kınamak için toplandıklarını dile getirdi. Değirmenci, "İsrail devleti ve onun destekçileri, bölgenin mazlum insanlarına sürekli olarak baskı ve zulmü reva görmüştür. Ne yazık ki Filistin halkı soydaşları olan Arap devletlerinden de gereken yardımı alamamıştır. Filistin'de tüm yaşam alanlarını tüketmekle kalmayan İsrail, hastaneleri ve ambulansları bombalayarak, gıda ve ilaç yardımlarını dahi engelleyerek, yaralıların yaşam haklarına da göz dikmiştir" dedi. Çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden İsrail bombaları ve kurşunları ile öldürülen 500 Filistinli, Türkmenler, Suriye'de katledilen insanlar için yasta ve acı içinde olduklarını belirten Değirmenci, "Buradan bir kez daha haykırıyoruz. Ey insanlar, insan haklarını savunanlar, ey bu amaçla kurulmuş örgütler; sizlere sesleniyoruz. Artık yaşanan bu katliamlara dur deyin" diye konuştu. --------------------------------------------------------------------- EGEDESES 24 Temmuz 2014 Perşembe - 10:53 haberin Linki: http://www.egedeses.com/haber-18605-abd_emperyalizmi_ortadogudaki_lincleri_izmirde_kinandi.html ABD' nin Ortadoğudaki Katliamları İzmir' de Kınandı Birleşik Kamu İş Konfederasyonu’na bağlı Eğitim-İş, Tüm Yerel-Sen, Genel Sağlık İş, Büro İş Sendikaları ve İzmir Cumhuriyet İçin Güç Birliği, Ortadoğu’yu günlerdir kan gölüne çeviren ABD Emperyalizmi ve onun işbirlikçileri olan Siyonist İsrail ve IŞİD’i basın açıklaması ile lanetledi --------------------------------------------------------------------- EGENİN SESİ 23 TEMMUZ 2014 Cumhuriyetçilerden Gazze protestosu Haberin Linki: http://www.egeninsesi.com/160554-cumhuriyetcilerden_gazze_protestosu Kemeraltı Çarşısı girişinde toplanan platform üyesi yaklaşık 100 kişi, ABD Başkanı Barack Obama, İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu, İŞİD Lideri Ebubekir El Bağdadi'nin kanlı fotoğraflarının bulunduğu afişler, Gazze'de yaralanan ve ölen Filistinli çocukların fotoğrafları ile 'Katil İsrail Filistin'den elini çek', 'Iraklı Türkmenler yalnız değildir', 'Kürecik radarı kaldırılsın' dövizleri taşıdı. İzmir Cumhuriyet İçin Güçbirliği Platformu adına açıklama yapan Prof.Dr. Ömer Lütfi Değirmenci, Suriye, Irak ve Gazze'de yaşanan katliamlara karşı seslerini yükseltmek, bu katliamlar ile din adına yapılan zalimlikleri kınamak için toplandıklarını dile getirdi. Değirmenci, "İsrail devleti ve onun destekçileri, bölgenin mazlum insanlarına sürekli olarak baskı ve zulmü reva görmüştür. Ne yazık ki Filistin halkı soydaşları olan Arap devletlerinden de gereken yardımı alamamıştır. Filistin'de tüm yaşam alanlarını tüketmekle kalmayan İsrail, hastaneleri ve ambulansları bombalayarak, gıda ve ilaç yardımlarını dahi engelleyerek, yaralıların yaşam haklarına da göz dikmiştir" dedi. Çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden İsrail bombaları ve kurşunları ile öldürülen 500 Filistinli, Türkmenler, Suriye'de katledilen insanlar için yasta ve acı içinde olduklarını belirten Değirmenci, "Buradan bir kez daha haykırıyoruz. Ey insanlar, insan haklarını savunanlar, ey bu amaçla kurulmuş örgütler; sizlere sesleniyoruz. Artık yaşanan bu katliamlara dur deyin" diye konuştu. -------------------------------------------------------------------------- CUMHURİYET Ortadoğu'da katliamlara tepki Haberin Linki:http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/98229/Ortadogu_da_katliamlara_tepki.html İzmir'de bugün yapılan iki eylemle Irak, Gazze ve Rojova'da yapılan katliamlar protesto edildi. Mete Kızık/CumhuriyetYayınlanma tarihi: 23 Temmuz 2014 Çarşamba İlk olarak bugün öğlen, Kemeraltı girişinde Birleşik Kamu İş Konfederasyonu'na bağlı sendikalar ve Cumhuriyet İçin Güçbirliği tarafından basın açıklamasıyla Ortadoğu'da yaşanan katliamlar protesto edildi. Basın açıklamasını okuyan Birleşik Kamu İş Dönem Sözcüsü Prof. Dr. Ömer Değirmenci, “Bu bölgede iki milyona yakın Türkmen nüfusu AKP iktidarının sessizliğinde, İŞID çetelerine bırakılmıştır. Emperyalizmin projeleri doğrultusunda Irak üç parçaya bölünmeye sürüklenmektedir. Direnen Filistin halkına karşı hükümetin sessizliği sürerken, göstermelik üç günlük yasla geçiştirilmeye çalışılmakta, öte yandan İsrail ile her türden işbirliği devam etmektedir” dedi.

devamı

Filistin'de, Irak'ta ve Suriye'de emperyalistler kana doymuyor ve kadın çocuk demeden katliam yapıyorlar. Yaşanan tüm bu vahşeti ise; dünya sadece izliyor, görmezden geliyor. İnsanlık en büyük sınavında bu katliama seyirci kalıyor. Akan gözyaşı hepimizindir. SESSİZ KALMAYACAĞIZ! Cumhuriyet İçin Güçbirliği Platformu olarak; 23 Temmuz Çarşamba günü saat 12:30'da Kemeraltı Çarşısı girişinde buluşarak bu vahşeti ve katliamları yapacağımız basın açıklamasıyla protesto ediyoruz. Tüm İzmirlileri yapacağımız basın açıklamasına katılmaya çağırıyoruz!

devamı

18 Temmuz 2014 Ortadoğu yine ateş içinde. Suriye’de, Irak’da iç çatışmalar sürerken, bu defa İsrail’in Gazze’ye karşı başlattığı vahşi kara saldırısı dün gece başladı ve sürüyor. Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 8 Temmuz’dan bu yana süren saldırılarında 247 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, ölenlerin dörtte üçünden fazlasının sivil olduğu bildirildi. Birleşmiş Milletler’in (BM) verilerine göre ise İsrail’in Gazze’deki saldırıları sonucu en az 1370 ev yıkıldı, 18 binden fazla kişi evsiz kaldı. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada kara harekâtının amacının, Gazze ile İsrail ve Mısır arasındaki yeraltı tünellerini yıkmak ve Hamas’ın “terör altyapısına” büyük bir darbe indirmek olduğu belirtildi. Fransız AFP haber ajansına konuşan Filistinli kaynaklar, ölü sayısının 17 olduğunu ve İsrail tank ateşinde 5 aylık bir bebeğin de hayatını kaybettiğini söyledi. Birleşik Kamu İş olarak anımsatmak isteriz ki savaşlar hiçbir sorunu çözmez, aksine yeni sorunlar yaratır. Filistin halkının en meşru yaşama hakkı, kendi kaderini serbestçe belirleme hakkı dahil, tüm haklarına kavuşması en doğal talebidir. Bu doğrultuda barışçıl demokratik mücadelesinin kanla bastırılması kabul edilemez. Yaşama hakkının bir devamı olan direnme hakkı elinden alınamaz. 21. yüzyılı yaşayan Dünyamızda ne yazık ki barışa hasret kaldık. Küresel ölçekte barışı tesis edecek ve sürdürecek hiç bir kurum ve kuruluş güven vermiyor artık. Filistin halkının nüfusunun yüzde 20‘si İsrail sınırları içinde yaşıyor. 4.5 milyon Filistinli dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşamakta ve dönüş hakları da bulunmamaktadır. Dönseler bile artık sığınabilecekleri bir ülkeleri yoktur. Batı Şeria ve Gazze’de 3.5 milyon insan yoksulluklar içinde, her türlü haktan yoksun yaşıyor. Filistinlilerin yüzde 60‘ı işsiz, iş alanları yoktur. Yüzde 50′si ise tam bir sefalet içerinde yaşıyor. Günde iki dolardan az gelire sahip insanlar nüfusun yarısından fazlasını oluşturuyor. Ortadoğu’da olup bitenlerden mantık aramak zordur, derler. Ne yazık ki burada yaşayanların kaderi petrol gibi enerji kaynakları önem kazandıkça değersizleşmiştir. Bölgenin bir türlü istikrara kavuşamamasının nedeni dünya enerji kaynaklarının Dünya petrol rezervlerinin % 71’i ve doğalgaz rezervlerinin % 40’ı bu bölgededir. Dolayısıyla hem kaynak hem de geçiş yolları açısından bu bölgeyi enerji gereksinimi ve enerji politikalarının uygulama alanı için kritik bölge olarak adlandırmak yanlış olmayacaktır. Birleşik Kamu İş Konfederasyonu her zaman emekten, barıştan, özgürlüklerden yana olmuştur. Bugün de savaşa, baskıya ve eşitsizliğe dur diyoruz. Filistin halkının yanında olduğumuzu belirtiyoruz. İsrail’in Gazze’ye saldırısını bir kez daha kınıyoruz.   BİRLEŞİK KAMU İŞ

devamı

08 Temmuz 2014 Tüm Yerel-Sen İzmir 1 ve 2 Nolu Şubeleri olarak, İzmir basınına ziyaretlere başladık. 1 Nolu Şube Başkanı Dr.Hakan KIRAN, 2 Nolu Şube Başkanı Tamer Yiğit GÜLER, İdari Sekreter Bilal ALTINER ve Şube Basın Yayın Sekreteri Özkan FELEK’ten oluşan heyetimiz ilk önce EGETV’yi ziyaret ederek burada Haber Müdürü Zilşan AKAR İle görüştü. Sıcak bir ortamda geçen görüşmenin ardından 9 EYLÜL Gazetesi'ne ziyarette bulunduk. Burada Genel Yayın Yönetmeni Nezih BİLGER ve Yazı işleri Müdürü Murat ATİLLA ile yapılan sohbetten sonra HaberTürk Gazetesi Haber Müdürü Meltem SEYİS ile görüşmemizi sürdürdük. Daha sonra KANAL 35 TV’yi ziyaret edip, burada Genel Müdür İbrahim AKBULUT ve İdari İşler Müdürü Suat ARAS ile sendikal sürecimizi paylaştık. Günü Yeni Asır Gazetesi'ne yaptığımız ziyaretle noktaladık. Görüşmelerde Şube Başkanlarımız kuruluşundan bu yana sendikamızı ve süreci anlatırken, tüm emekçileri 2016 yılı ocak ayında büyük bir tehlikenin beklediğini ifade ettiler. Bu tarihten sonra borcu olan belediyelerin mevcut sözleşmelerinin kendiliğinden fesih olabileceği anlatıldı. Ayrıca kapatılan İl Özel İdarelerinde mal paylaşımından dolayı emekçilerin unutulduğu kaydedilirken, çalışanların ne olacağı konusunun da hala muamma olduğu şube başkanlarınca deklare edildi.

devamı

EGENİN SESİ-04/07/2014 15:59 TÜM YEREL-SEN İzmir 1 Nolu Şube İzmir Büyükşehir Belediyesi ile memurlar arasında olan toplu sözleşmelerin fiyaskoyla sonuçlandığını belirtti. İşte O Basın Açıklaması Değerli Basın emekçileri; Yerel yönetim çalışanlarının haklarını ve örgütlenmesini; emek ve çağdaş cumhuriyet ilkeleri temelinde sağlamayı şiar edinmiş sendikamız, bugün bu önemli toplantıyı yapmayı görev bilmiştir. Bilindiği üzere; 3 aydır İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nde çalışan ve yaklaşık 5 bin 300 belediye emekçisinin, umutla ve merakla beklediği toplu sözleşme sonunda imzalanmıştır. Ancak netice çalışanlar açısından tam bir fiyaskodur. 28 Mart 2014 tarihinde biten ve 2 yıldır yürürlükte olan sözleşme; yetkili sendika Tüm Bel Sen tarafından yenilenmiş ancak; emekçilerin tek bir kuruş dahi kazanımı olmamıştır. Kazanımı bırakın, mevcut yasal hakları tırpanlanmış ya da pazarlık masasına yatırılmıştır. GÖRÜŞMELERİ YÜRÜTEN SENDİKA TÜMBELSEN’E EMEKÇİLER ADINA SORUYORUZ! Çalışanlardan alınan görüşler, sözleşme masasında neden buhar oldu? Vaadedilen referandum sandığı neden kurulmadı? Bir emek örgütü, “ben yaptım oldu” diyebilir mi? Çalışanların yasal hakkı olan yemek yardımı, kreş; neden pazarlık masasına getirildi? Olmazsa olmaz dedikleri ücretsiz ulaşım hakkı neden alınamadı? Yeni sözleşmeyle sağlık raporu kullanan çalışanlar parasını alabilecek mi? İlgili sendika; üyesi olmayandan da dayanışma adı altında “sömürü aidatı” almaktadır. Sömürü; emek savunuculuğu ile bağdaşır mı? AÇIKÇA SESLENİYORUZ! SENDİKAMIZ TÜMYEREL-SEN’İ ÖRNEK ALSINLAR VE YAPTIKLARI SÖZLEŞMEYLE ÇALIŞANLARI SÖMÜRMESİNLER. Emekçinin en temel hakkını gasp etmeye çalışmaktan vazgeçsinler. Her çalışanın örgütlenme hakkı olduğu gibi, istediği sendikaya üye olma özgürlüğü olduğunu unutmasınlar! Diğer hususta; toplu sözleşmeyi yürüten sendikanın; çalışanları sözleşme tehdidi ile yanlış yönlendirdiğidir. Emekçilere; Toplu sözleşmeyi, başka sendikanın yapmasının onları zarara uğratacağı yalanını söyleyen bu sendika; gereğini de yapmamış, temsil ettiği emekçiyi tam anlamıyla yarı yolda bırakmıştır. Büyük beklentiye sokulan çalışanlar, Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da oldu! Sözleşme öncesi ve görüşmeler süresince emekçilere ulaşım, yemek ve kreş ile ilgili olarak; “olmaz ise olmazımızdır” denilerek çalışanların umutlandırılmış, ancak gereği yapılmamıştır YENİ SÖZLEŞMEYLE EMEKÇİLERİN HAKKI TIRPANLANMIŞTIR! Önceki sözleşmede yılda 40 gün olan hastalık raporu süresi 15 güne düşürüldü. Yani; 15 günden sonraki her bir gün için emekçilerin sözleşme parasından 25 TL kesilecek. Bu var olan haktan geriye gidiş demektir. Bu kadar iddialı söylemle yola çıkanların “biz ne yaptık” diye şöyle oturup bir düşünmesi gerekiyor. Öte yandan, yasal hakkımız olan yemek ve kreş konusu nasıl pazarlık masasına taşındı anlamış değiliz. Çözüm için eylem dışında bir B planı olmayan ilgili sendika, bu konuyu da çözümsüzlüğe itmiştir. Tüm Yerel Sen olarak, çalışanların bu yasal haklarını kullanabilmesi için çalışmalarımız başlamıştır, Eşrefpaşa Hastanesi’nde yemek yardımı ve kreş için yasal girişim gerçekleştirilmiştir. Önemli diğer bir konuda; boşa giden göz boyamalık eylemlerdir! Sözleşme sürecinde bir arpa boyu yol alamayan, sendika farklı diyalog yolları geliştirememiş ve tıkanan süreçte, kendisini emekçilere bir şey yapıyormuş gibi göstermek adına eylem yapmıştır. Ancak yapılan eylemler 5300 emekçiyi ilgilendiren bir sözleşme düşünüldüğünde ve bir de katılımla kıyaslandığında, tabanın da desteğini ve ilgisini görmemiş, göstermelik kalarak, sonuca yansımamıştır. Diğer bir deyişle; bir emek örgütünün; başından sonuna kadar emekçiden yana olması gereken tavrı; bu sözleşmede; diyalog yollarını kapatan, süreci baltalayan, göz boyayan bir gösteriden ve ben yaptım oldu mantığından öteye geçememiştir. Ayrıca sendika, emekçilerden daha önce aldığı görüş ve beklentileri; sözleşme masasında yok saymıştır. Üyelerimiz Öcalan’a özgürlük isteyenlere para vermek istemiyor! Emek örgütleri siyasetin arka bahçeleri değildir. Tüm Bel Sen’e bağlı bazı şubeler emekçilerin sorunlarını bir kenara bırakıp Öcalan’a özgürlük talep eden açıklamalarda bulunmaktadırlar. Emek savunuculuğuyla örtüşmeyen bu açıklamayı bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Ama asıl sorun; bu açıklamayı kabul etmesek bile sözleşme bahanesiyle ilgili sendikaya dayanışma (sömürü)aidatı ödemek zorunda kalmamızdır. Tümyerelsen sendikası olarak sözleşmelerimizde hiçbir çalışandan dayanışma (sömürü) aidatı almıyoruz. (Örnek yeni yapılan Aydın ve Muğla Büyükşehir, İzmir Balçova, Bergama bld. vb.) DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİ; BU SENDİKAYA BAĞLI ARKADAŞLAR FAŞİZAN BİR TUTUM İÇİNDELERDİR. BUGÜN SENDİKAMIZIN DAĞITMAK İSTEDİĞİ BİLDİRİYE DE ENGEL OLMAK İSTEDİLER. Büyükşehir belediyesinde sözleşmeye dair görüşlerini sunan bildirimizi dağıtmak isteyen içinde yöneticilerimizin de olduğu arkadaşlarımıza çirkin bir saldırıda bulunuldu. Belediyede görevli bir Tümbelsen üyesi bizim arkadaşlarımıza yönelik “Derhal bu odayı terk edin. Bu bildiriyi dağıtan şerefsizdir. Bildiriyi size dağıttırmayacağız” şeklinde neredeyse fiziksel boyuta gelecek ve tehditkar tavırlar sergilemiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 118. Maddesi; “Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” demekte olup bu külhanbeyi ve kabadayı davranışlarıyla bizleri yıldırmaya çalışanlara karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Emeği savunduğunu iddia edenlerin bu emek düşmanı tutumlarına en güzel cevabı da yine emekçiler verecektir. “Tüm Yerel Sen”e katılım çağrısı Eleştiriler karşısında; son olarak; “ işverenin tutumu da önemlidir” diyerek, talihsiz bir açıklama yapan Tüm Bel Sen; suçun sadece işveren tarafında olduğunu kastederek kendi başarısızlığını örtbas etmeye çalışmıştır. Tüm Yerel Sen olarak, emekten yana, gerçekçi ve ayakları yere basan bir mücadele anlayışı ile çalışıyoruz. Tüm emekçileri sendikamız çatısı altında örgütlenmeye çağırıyoruz. Sendikamız, bu içler acısı toplu sözleşmenin yarattığı mağduriyetleri gidermek için tüm yasal haklarını kullanacak ve emekçilerin yanında olmayı sürdürecektir. Şube Başkanı Dr. Hakan KIRAN HABERİN LİNKİ:http://www.egeninsesi.com/158492-buyuksehirde_toplu_sozlesme_fiyaskoyla_sonuclandi KONU HAKKINDA BASINDA ÇIKAN DİĞER HABERLERİN LİNKLERİ: egedesonsöz: http://www.egedesonsoz.com/haber/Sendikadan-Buyuksehir-memurlarina-orgutlenme-cagrisi-/873152 sondakika.com: http://www.sondakika.com/haber/haber-izmir-buyuksehir-belediyesi-nde-toplu-is-6225590/?m=0 Ege Postası: http://m.egepostasi.com/haber/Buyuksehir-memurlarindan-fiyasko-cikisi/88274 Milliyet: http://www.milliyet.com.tr/buyuksehir-memurlarindan-fiyasko-tepkisi-izmir-yerelhaber-278930/ haberciniz.biz: http://haberciniz.biz/buyuksehir-memurlarindan-fiyasko-tepkisi-2998041h.htm

devamı