ÖNDERİMİZ
BÜTÜNLEŞTİK...

YEREL-İŞ SENDİKASI OLAGANÜSTÜ GENEL KURULUNDA OY BİRLİĞİYLE TÜM YEREL-SEN'E KATILIM KARARI ALINDI.


Tüm Yerel Sen Sendikası, İzmir’in Konak Belediyesi’nde sendika yöneticisine yapılan baskıyı protesto etti. Tüm Yerel Sen Sendikası üyeleri, Konak Belediye Başkan Yardımcısı Abdül Celil Durdu tarafından yürütülen susturma ve sindirme girişimine tepki gösterdiler. Tüm Yerel-Sen Sendikası 2. Nolu Şube Yöneticisi Özgür Işık’ın çalıştığı kurumda sendikal çalışmasına engel olan Konak Belediyesi Başkan Yardımcısı Abdül Celil Durdu basın açıklamasıyla kınandı. Grup ve üyeler adına açıklamayı Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Doğan Koç, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkan Hasan Kütük ile birlikte yaptı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonun İzmir il temsilciliği önünde yapılan basın açılamasına Konfederasyon Eğitim Basın Yayın Genel Sekreteri Semra Pektopal, Tüm Yerel-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Dr. Hakan Kıran, 2 Nolu Şube Başkanı Tamer Yiğit ile Şube Yöneticileri ve Birleşik Kamu İş’e bağlı sendikaların şube başkanları ve üyeleri katıldı. “AİDAT KESİNTİSİ KABUL EDİLEMEZ” Tüm Yerel Sen Genel Başkanı Doğan Koç, “AKP İktidarının kendi sendikalarını yaratarak çalışanları ücretli köle haline getirdiği ülkemizde, amacı emekçilerin ekmeğini büyütmek olan sendikamıza yönelik, Konak Belediyesi’nde yaşadığımız baskı ve sürgün politikalarına karşı tepkimizi göstermek için toplandık” dedi. Sendikalarının örgütlü olduğu Konak Belediyesi’nde çalışanlardan alınan aidatlara karşı çıktıklarını belirten Koç, dayanışma aidatına karşı çıktığı ve sendikal çalışmalar yürütmesi nedeniyle İdari Sekreterimiz Özgür Işık’a baskı uygulanması kabul edilemez diyerek ateş püskürdü. Dayanışma aidatı altında süslenerek yapılan kesintilerin kaldırılması gerektiğini ifade eden Koç, “Aslında dayanışmayla uzaktan yakından alakası olmayan, belediyelerde yaptığı sözleşmeyi gerekçe göstererek emekçilerin cebine göz diken sendikal anlayışı ve sömürü düzenini yıkmak için her yerde mücadele ediyoruz. Bu anlayışa Gaziantep Belediyesi’nde de karşı çıktık. Tüm Bel-Sen Sendikası’nın Gaziantep Belediyesi’nde karşı çıktığı aidat kesintisine Konak Belediyesi’nde kendi üyeleri de dahil bizim üyelerimizden aidatı almaktadır. Bu nasıl bir sendikal anlayıştır” şeklinde konuştu. “KONAK BELEDİYESİ MAHKEME KARARINI HİÇE SAYDI” Koç, Konak Belediyesi’nde Tüm Bel-Sen ile imzalanan sözleşmede çalışanlardan, dayanışma aidatı adı altında yapılan haksız ve hukuksuz kesintileri mahkemeye taşıdıklarını ve kazandıklarını hatırlattı. Koç, “Mahkeme dayanışma aidatları kesintisini haksız bulmuş ve üyelerimize iadesine karar vermiştir. Konak Belediyesi’ne vermiş olduğumuz iptal ve iade dilekçeleri hiçe sayılmıştır. Mahkemenin vermiş olduğu karar, 1 aylık yasal süre geçmesine rağmen neden uygulanmadı?” ifadelerinin kullandı. Konak Belediye Başkan Yardımcısı Abdül Celil Durdu’nun kendisini mahkemenin üstünde gördüğünü ve İdari Sekreterlerinin de tehdit edildiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Durdu, İdari Sekreterimiz Özgür Işık’ı, kendisine bağlı İnsan Kaynakları Müdürlüğü odasına çağırtarak ‘Sen mahkeme kararıyla ilgili üyelerinizden dilekçe topluyormuşsun. Bu işlere fazla girme. İnsan Kaynaklarında mı çalışacaksın, yoksa sendikacılık mı yapacaksın?’ diye tehdit etmiştir. Hatta tehdit etmekle kalmamış, hiçbir gerekçe göstermeden dış bir müdürlükte görevlendirmiştir.” “ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜNE PRANGA VURULUYOR” “Dayanışma aidatı emek sömürüsüdür. Sürgünlere ve baskılara boyun eğmeyeceğiz” diyen Koç, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Emek en yüce değerdir anlayışına sahip, sosyal demokrat bir belediyede başkan yardımcısından bunun gereğini yerine getirmesini ve tarafsız olmasını bekliyoruz. Bu örgütlenme özgürlüğüne vurulmak istenen bir prangadır ve anayasamıza göre de suçtur. Her iki sendikaya da aynı mesafede kalmaya özen gösteren Konak Belediye Başkanımız Sema PEKDAŞ’ıda yargı kararını uygulamadığı zaman kamu zararına uğrayacağının bilinmesini istiyoruz? Tüm Yerel-Sen olarak; kimseden ayrımcılık talep etmiyoruz. İdarecilerden beklediğimiz yalnızca tarafsız olmalarıdır.”

devamı

Yetkiyi kaybetme telaşına kapılan Tümbelsen yayınladığı açıklamada; yalan beyanlardan medet umarak emekçileri aldatmaya çalışmaktadır. DAYANIŞMA (SÖMÜRÜ) AİDATI NEDİR? Bir mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın; o idareyle yaptığı sosyal denge tazminatı sözleşmesinde kendisinden başka bir sendikaya üye olandan ya da hiçbir sendikaya üye olmayan emekçilerden kendi sendikasına gelir olması adına aldığı haksız ve hukuksuz paradır. Tümbelsen; Konak, Karabağlar, Urla, Aliağa vb. birçok belediyede kendi üyelerinden bile üyelik aidatının dışında Dayanışma (sömürü) aidatı almaktan çekinmemektedir. Tümbelsen; 2009 – 2011 yılları arasında yapılan sözleşmeden kaynaklı tüm ödemelerin geriye alınacağı iddiasında bulunmuştur. Oysa; yayınlanan açıklamada sundukları mahkeme kararına dikkatlice bakıldığında, sözleşmenin 2009 – 2011 arasına ilişkin değil, 2010 – 2011 yıllarını kapsadığı görülmektedir. Hal böyle iken; telaşla ve yetkiyi kaybetme korkusuyla tarihleri bile yanlış okumaktadırlar. YASALARDAN BİHABER OLAN SENDİKAYI BİLGİLENDİRMEK VE YALANI İFŞA ETMEK GÖREVİMİZDİR 4688 Sayılı Kanun Madde 25 -Sendika tüzüğüne, üyelik ödentisi dışında her ne ad altında olursa olsun, üyelerden başka bir kesinti yapılmasını öngören hükümler konulamaz. Demektedir. Bu maddeye dayanarak, Tüm Yerel-Sen olarak açtığımız dava; yalnızca yasal olmayan dayanışma (Sömürü) aidatının geriye ödenmesine ilişkindir. Tümbelsen’in iddia ettiği gibi Toplu sözleşmeyi yok sayan bir dava açılmamıştır. Zaten, 2012 ‘de yeniden düzenlenen 4688 sayılı kanunun Geçici 14. Maddesinde açıkça belirtildiği üzere toplu sözleşmeden kazanılan haklarla ilgili bir dava açılamaz, idari ve mali takibat yapılamaz. 4688 Sayılı Kanun Geçici Madde 14 - Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, 15/3/2012 tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15inci maddesi kapsamındaki idarelerde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari veya mali takibat ve yargılama yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır. SONUÇ OLARAK; Kazandığımız mahkeme kararına (Büyükşehir ve Konak Belediyelerinde) göre yasal olmayan dayanışma (Sömürü) aidatı Tümbelsen’den kesilecek ve tek tek kesinti yapılan arkadaşlarımıza yasal faiziyle birlikte iade edilecektir. Sendikamız konuyla ilgili başvuru dilekçelerini hazırlamıştır. NOT: Sendikamız üyesi olsun olmasın 2010 - 2011 yılları arasında dayanışma (Sömürü) aidatı ödeyen tüm memur arkadaşlarımızın başvurmaları halinde gerekli hukuksal destek verilecektir. BURADAN TÜM BELEDİYE EMEKÇİLERİNE SESLENİYORUZ! TÜM YEREL-SEN sözleşme imzaladığı hiçbir belediyede (Gaziemir, Balçova, Narlıdere, Bergama, Tire, Bayındır, Aydın, Muğla v.b.) dayanışma (Sömürü) aidatı almamaktadır. Emekçilerin yol, yemek, kreş ve tüm haklarını çözecek sendikamız TÜM YEREL-SEN; Dayanışma ( Sömürü) aidatı sorununu da çözecek sendikadır. Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz! Yaşasın TümYerel-Sen! Yaşasın Birleşik Kamu İş!

devamı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzsu ve Eshot’taki emekçileri öyle, ya da böyle sonuç olarak, sözleşme sürecinde hayal kırıklığına uğratanların, son dönemde sendika üye sayıları hakkında yaptıkları açıklamaları hayretle takip ediyoruz. Yalandan ve iftiradan uzak durduğunu, şeffaflık ve gerçekler üzerine çalışmalar yaptığını iddia edenlere; rakamlar üzerine gizlenmiş, eksik kalmış yönleri açıklayarak, emekçileri tüm şeffaflığıyla bilgilendirmeyi borç biliyoruz. 1- 4688 Sayılı yasanın 32. Maddesine göre toplu sözleşme imzalayacak taraflar; ilgi mahalli idare ve o idarenin bütününde en çok üyesi olan sendikadır. (Büyükşehir, İzsu, Eshot dahil toplamda en çok üyesi olan sendika) 2- İzsu ve Eshot’taki üye sayıları dahil edilmeyerek, emekçilerden gizlenmiş ve şeffaflık hiçe sayılmıştır. İzsu’da sendikamızın diğer sendikalardan daha önde olduğu gerçeği hesaba katılmamıştır. 3- 4688 Sayılı Yasanın 16. Maddesine göre; A sendikasından istifa eden Ayşe’nin bu işlemi 30 gün sonra geçerli olacak. Ayşe’nin B sendikasına üyeliği bu süre sonunda mümkün olabilecek. Örnek olarak; Ayşe A sendikasından 16 Mart 2015’te istifa etti ise, Bu 30 gün sonra 16 Nisan 2015’de geçerli olabilecek. Maaş listeleri de her ayın 15’i dikkate alınarak hazırlandığı için; Ayşe B sendikasına 17 Mart 2015’de üye olursa, ancak 2015 Mayıs 15’te hazırlanan maaş listesinde görünebilecek. 4- Açıklanan sayılara baktığımızda dahi; diğer sendikaların üye sayısında düşüş, Tüm Yerel-Sen’in üye sayısındaki hızlı artış göze çarpacaktır. Aralık ayındaki tabloda; sendikamızın yalnızca Büyükşehirdeki üye sayısının 822, Mart ayında 948 olduğu görülmektedir. Burada bile yalnızca Büyükşehirde 126 arkadaşımızın daha aramıza katıldığı görünebilir. Kaldı ki burada İzsu ve Eshottaki üye sayılarıyla 3. Maddedeki açıkladığımız; bir başka sendikadan istifa ettiği için yasa gereği istifası 1 ay sonra geçerli olacak, sendikamıza üyeliği neredeyse 2 ay sonra görünebilecekler bu hesapta yer almamaktadır. 5- İzsu’dan aldığımız belgede de görüleceği üzere Tüm Yerel-Sen kendisine en yakın görünen sendikadan Mart ayına göre 232 kişi öndedir. 6- Eshot’tan aldığımız belgede görüleceği üzere sendikamız ile diğer sendikanın arasındaki üye farkı da 17 kişidir. NOT: ESHOTTAKİ BELGE ASILDIR! ISLAK İMZALI HALİ ELİMİZE ULAŞTIĞINDA O BELGE İLE DEĞİŞTİRİLECEKTİR! 7- Mart ayına ait kurumlardan aldığımız (3. Maddede açıkladığımız nedenle asılında 2 ay önceki durumu gösteren) sendikamızın ve diğer sendikaların üye sayısını belirten belgeleri gizlemiyor, tüm şeffaflığıyla aşağıda açıklıyoruz. 8- Sendikamız Şubat ayında 192, Mart ayı başından bugüne kadar (25 MART’a kadar) 123 İzmir Büyükşehirde, 50 İZSU’da, 19 Eshotta toplam da 384 üyelik yapmış ve yapmaya devam etmektedir. 9- Üye artış hızımız ve 4688 sayılı kanunun 16. Maddesine göre 3 Nolu açıklamamızda yer verdiğimiz hususlar göz önüne alındığında, şu anda en çok üyeye sahip sendikadan 230 kişi gerideyiz. Öte yandan başka sendikada olup ta dayanışma aidatı ödemek istemeyen ya da sözleşmeden zarar ettiklerini düşündükleri için sendikamızın yetkili olmasını isteyen birçok arkadaşımız da bu süreçte sendikamıza toplu üye olmaya başlamışlardır. Bu sayılara bu arkadaşlarımız dahil edilmemiştir. 25 MART 2015 TARİHİNE KADAR YAPTIĞIMIZ ÜYELİKLERLE; MAYIS 2015’DE RESMİ EVRAKTA GÖRÜNECEK TÜMYERELSEN ÜYESİ 1900+ KİŞİDİR. EN YAKIN DİĞER SENDİKANIN TOPLAM ÜYE SAYISI 2130’DUR Yetki için son gün 15 Mayıs! Hiçbir sendika üyesi olmayan arkadaşlarımızı üye yapmak için 14 Mayıs'a kadar zamanımız var. Başka bir sendikadan istifa eden arkadaşlarımızı sendikamıza üye yapmak için ise; 14 Nisan'a kadar zamanımız var. MAYIS 2015’te GERÇEKLER ORTAYA ÇIKACAKTIR! BU NEDENLE BİZ YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ. YETKİLİ SENDİKA OLACAĞIZ! Gel birlikte gidelim, dostum, varsın taşlasınlar bizi Varsın suçlasınlar başlarımız bulutlarda yürüyoruz diye Onlar ki hiç anlamamışlardır, Bizim hangi demir, hangi taş, hangi kan ve hangi ateşle Yapılar ve düşler kurup türküler söylediğimizi. TÜM YEREL-SEN İZMİR 1 NOLU ŞUBE YÖNETİM KURULU

devamı

devamı

SUSMAYACAĞIZ, HAYKIRACAĞIZ ..BU GAFLET VE İHANETE SESSİZ KALMAYACAĞIZ... Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık 18 Mart 2015 tarihinde ‘’Mustafa Kemal’in askeriyiz diyenler it sürüsüdür’’diye haddini aşan talihsiz bir açıklama yapmıştır. Açıklama yapılan gün önemlidir. 18 Mart Emperyalizme boyun eğilmeyen günün, 100. yılı. Cahil ve karanlık zihnini aydınlatması ve tarihi birazcık anlaması için bilmelidir ki; Mustafa Kemalin askerleri, Emperyalizmi yurdumuzdan kovan, Bağımsız Cumhuriyeti kuran, Çanakkale'de Destan yazanlardır. Dağlarda eşkiyalık yapıp, doğmamış bebekleri anaların karnında öldüren, 30.000 vatan evladını şehit eden katillerle yan yana duran, talimat alan, biat eden, Mustafa Kemalin kurduğu mecliste "Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim" diye yemin ederek Milletvekilliği yapmış şahsiyet ettiği yeminden UTANMALIDIR. Halen Ağrı Belediye Başkanlığı yapan bu şahsiyet bilmelidir ki; Çanakkale’de, Ulusal Kurtuluş savaşında birlik-bütünlük içerisinde bütün ulus omuz omuza savaştı ,bu halk ve bizler bugün, bunun onuru ve gururu içerisindeyiz. Halkı ötekileştiren bu şahsiyetin, ağzından dökülen kin ve nefret dolu, çirkin sözlerini TÜMYEREL-SEN OLARAK şiddetle ve esefle kınıyoruz. Belediyelerde çalışan kamu emekçileri olarak, başta AĞRI BELEDİYESİ ve ÇANAKKALE BELEDİYESİ çalışanları ve onların temsilcileri olmak üzere, tüm belediyelerde örgütlü sendikaların ve TÜMBELSEN, BEMBİRSEN, TÜRKYEREL HİZMET SEN sendikalarının, TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin Ağrı Belediye Başkanı olmayı hak etmeyen bu sahsı, halkımızdan özür dileyene kadar protosto etmeye davet ediyoruz. Konuyla ilgili olarak Birleşik Kamu-İş Konfederasyonumuzun açıklaması aşağıdadır; BÜYÜK DEVRİMCİ ATATÜRK’ÜN EMEKÇİLERİYİZ 18 Mart 2015 tarihinde Ağrı Belediye başkanı Sırrı SAKIK “Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyenler it sürüsüdür” şeklinde kabul edilemeyecek bir açıklama yapmıştır. Sırrı SAKIK; Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Ağrı ilinin Belediye Başkanı olduğunu unutmuş ve Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda yürüyenlere hakareti de aşan ifadelerle ağır ithamlarda bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenlerin, bu ifadeleri kullanan şahsa, 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan’da belirlenen sınırlar üzerinde 29 Ekim 1923 tarihinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Ağrı İlinin Belediye Başkanı olduğunu ne zaman hatırlatacaklarını merak etmekteyiz. Kurtuluşumuzun ve kuruluşumuzun kararlarının alındığı TBMM’de Milletvekilliği yapmış, şuan da da Ağrı Belediye Başkanlığını sürdüren bu şahsın kullandığı ifadeleri, büyük devrimci ve önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e cephelerde savaştığı düşmanları bile kullanmamıştır. AKP hükümetinin Atatürk’ü yok sayma ve “sözde çözüm süreci”politikalarının sonucunda, Ağrı Belediye Başkanı olan şahıs Türk Milletine “İt Sürüsü” deme cüretini ve cesaretini gösterebilmiştir. Büyük Devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ün göstermiş olduğu yolda yürüyen kamu emekçilerine ve yurttaşlarımıza “İt sürüsü” diyebilen bu şahsa Neyzen Tevfik’in Atatürk Düşmanlarına yazdığı şu dörtlüğü okumasını tavsiye ederiz. BE HEY DÜRZÜ… “….İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk'e dil uzatma sebepsiz. Sen anandan yine çıkardın amma, Baban kimdi bilemezdin şerefsiz...” Birleşik Kamu İş Konfederasyonu olarak; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanını, Başbakanını, İçişleri Bakanını, Ağrı Valiliğini ve Yargı Kurumlarını bu şahıs hakkında gerekli araştırma, inceleme ve soruşturma işlemlerini başlatarak görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz. BİRLEŞİK KAMU İŞ KONFEDERASYONU MERKEZ YÖNETİM KURULU

devamı

Tüm Yerel-Sen Sendikası İzmir Şubeleri oalarak, 100 yılında Çanakkale şehitlerimizi, Konak Meydanı’nda Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Anıtı önünde çeşitli etkinliklerle andık. Bugüne özel olarak hazırlattığımız 2 metre boyunda; üzerinde Türkiye haritasının olduğu metal bir künyeyi Kadın Komitesi üyelerimiz omuzlarında alana taşıdılar. Diğer sendika üyelerimizde kortej eşliğinde kadın komitesinin ardından alana girdi. Alanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile Çanakkale şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimiz için bir dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşını okuduk. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı, Tüm Yerel-Sen İzmir Şubeleri adına 2 Nolu Şube Başkanı Tamer Yiğit GÜLER yaptı. Ardından Şube sekreteri Bilal ALTINER, Nazım HİKMET’in Davet şiirini okudu. Vatandaşlarında ilgi gösterdiği anma etkinliğimize, Birleşik Kamu iş Konfederasyonu İzmir İl Temsilcisi Prof. Dr. Ömer Lütfi Değirmenci,1 Nolu Şube başkanı Dr. Hakan KIRAN, sendikamızın üyeleri katıldılar. DAVET Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benziyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim.... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim... Nâzım HİKMET

devamı

“Çanakkale Geçilmez!” diyen Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, Emperyalizme karşı kazanılan Çanakkale Zaferimizin 100. Yılında Tüm Yerel-Sen İzmir Şubeleri Çanakkale Şehitlerimizi ve diğer şehitlerimizi anmak için çeşitli etkinlikler düzenliyor. Çanakkale’de bundan tam 100 yıl önce tüm zorluklara ve yokluklara rağmen büyük bir destan yazıldı. İnançlı, fedakar, kararlı, örgütlü vatanseverlerin mücadelesi karşısında emperyalizmin kağıttan kaplan olduğunu tüm cihana kanıtlayan Çanakkale Zaferini unutmayan ve Çanakkale ruhuyla mücadele eden, Tüm Yerel-Sen İzmir Şubeleri olarak; 18 MART ÇARŞAMBA GÜNÜ İZSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (KONAK) ÖNÜNDE BULUŞUYOR, ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ÇANAKKALEYİ YAŞIYOR, YAŞATIYORUZ...

devamı

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu ve heyeti CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’i CHP Genel Merkezi’nde ziyaret etti. Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Hasan Kütük, Mali Sekreteri Ali Taştan, Genel Dış İlişkiler ve Ar-Ge Sekreteri Mustafa Yılmaz, Eğitim-İş Genel Sekreteri Mehmet Altıntop, Tüm Yerel Sen Genel Hukuk ve TİS Sekreteri Arap Mucur ve Tarım Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş ile birlikte CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’i makamında ziyaret ettiler. Konfederasyonumuz heyeti ve CHP Genel Sekreteri Tekin; kamu emekçilerinin ve sendikalarının içinde bulunduğu durumu ve sorunlar ile ülkemizin siyasal sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundular. Karşılıklı bilgi alış verişinden sonra nezaket ziyareti son erdi.

devamı