ÖNDERİMİZ
BÜTÜNLEŞTİK...

YEREL-İŞ SENDİKASI OLAGANÜSTÜ GENEL KURULUNDA OY BİRLİĞİYLE TÜM YEREL-SEN'E KATILIM KARARI ALINDI.


Sendikamız Tüm Yerel-Sen Genel Başkanı Doğan KOÇ, Şube Başkanımız Dr. Hakan KIRAN ile Örgütlenme Sekreterimiz Ergül GÜLMEZ’den oluşan heyetimiz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Pervin Şenel GENÇ’i ziyaret ettiler. Ülkemizde emekçilerin hakkının gasp edildiğini, yolsuzluk ve hukuksuzlukların meşru hale getirilerek AKlandığını dile getiren Tüm Yerel-Sen Genel Başkanımız Doğan KOÇ, kamu emekçilerinin mevcut iktidar döneminde sefalete terk edildiğine dikkati çekerek “Bu anlayışı yerelde özellikle sosyal demokrat belediyelerde böyle görüşmelerle çözebileceğimize inanıyoruz. Onun için buradayız” dedi. 4688 sayılı sözde toplu sözleşme kanunuyla; 2016 yılından itibaren belediyelerde sosyal denge sözleşmesi yapılmasının engellenmek istendiğini belirten KOÇ, “Gerek sendika, gerek ise konfederasyonumuz Birleşik Kamu İş olarak bu konuda hakkımızı Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahil yargıda aramak adına gereken süreci başlattık. Sözleşmeleri ortadan kaldırmayı amaçlayan yasanın ilgili maddelerine karşı yargı yoluna başvuran ilk ve tek sendikayız. Öte yandan ‘Haklar Yasalardan Önce Gelir’ anlayışıyla önümüzdeki dönemde Türkiye genelinde gerçekleştireceğimiz eylemlerle; bu hakkımıza sahip çıkacağız” şeklinde konuştu. EŞREFPAŞA VE İTFAİYEDE ÜCRETSİZ YEMEK YARDIMI Eşrefpaşa Hastanesi’nde çalışan emekçilerin ilgili mevzuat gereği yemek yardımından ücretsiz yararlanması için daha önceden sendikamızın yazılı başvurusu olduğunu hatırlatan Şube Başkanımız KIRAN, bu konuda çalışmaların başladığı bilgisi üzerine, konunun mahkemeye taşımadan çözümlenebileceğini görmekten mutlu olduğumuzu söyleyerek, “Son olarak 2015 bütçesine konulmadığı için yemek yardımının başlamadığı ve bu konuda hazırlık yapıldığı bilgisini almıştık. ” dedi. Genel Sekreter Sayın Pervin Şenel GENÇ, bu konuda çalışmaların devam ettiğini ve Eşrefpaşa çalışanlarının yanı sıra, İtfaiye emekçilerinin de yemek yardımından ücretsiz yaralanması için hazırlıklarının son aşamaya geldiğini aktardı. YEMEK YARDIMI TÜM EMEKÇİLERİN HAKKIDIR Diğer yandan, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nde olmasına rağmen çalışanlara yemek yardımı yapılmadığını söyleyen Şube Başkanımız Hakan KIRAN, “Bu haktan tüm çalışanların yararlanması için idaremize yaptığımız başvurudan yanıt alamayınca konuyu 5 Ocak 2015 tarihinde İzmir 5. İdare Mahkemesine taşımak zorunda kaldık. Diliyoruz ki çalışanların yemek hakkı mahkemeye gerek kalmadan tanınır. İtfaiye ve Eşrefpaşa’da başlattığınız güzel uygulamanın belediye emekçilerinin tamamını kapsayacağını görmek istiyor ve böyle konuların karşılıklı diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduğumuzu bilmenizi istiyoruz” açıklamasında bulundu. ULAŞIM KARTI TALEBİ Şube Başkanımız Hakan KIRAN, belediye emekçilerinin ulaşımdan ücretsiz yararlanmak adına ulaşım kartı taleplerinin olduğunu hatırlatarak, bu konuda gerekli adımın atılmasını yineledi. Genel Sekreterimiz Sayın Pervin Şenel GENÇ’te 44 binişlik kart vermek gibi bir formül bulduklarını ama bunun sözleşme döneminde yetkili sendika tarafından kabul edilmediğini kaydetti. Şube Başkanımız KIRAN’da konunun önemine değinerek, “Mayıs 2015’te yetkiyi aldığımızda önceliklerimizden olan bu sorunu karşılıklı olarak çözeceğiz” ifadesini kullandı. ŞUBE BAŞKANI KIRAN, “ SAĞLIK HATA KALDIRMAZ” Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimliği tarafından nöbet usulü çalışanlar için yeni başlatılan çalışma saatleri uygulamasının hataları da beraberinde getireceğine dikkati çeken Şube Başkanımız Dr. Hakan KIRAN; hastanede nöbet usulü çalışanların daha önce hafta içi 16 saat şeklinde olan çalışma düzeninin, 24 saate çıkarılmış olmasının emekçileri yıpratacağı gibi hata yapmalarına da neden olabileceğini kaydederek, “Sağlık hata kaldırmaz. İzmirliler bize güvenerek hastanemize geliyorlar. Böyle bir durumda bunun sorumluluğu emekçilerin olamaz. Bu uygulamadan bir an önce vazgeçileceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu. YILLIK İZİN KULLANMADA “GÜN SINIRLAMASI” KONUSU Görüşme sırasında; bazı birimlerde yıllık izin kullanımında emekçilerin birim amirleri tarafından “gün sınırlaması” sorunuyla karşılaştıklarını anlatan Tüm Yerel-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanımız Dr. Hakan KIRAN, izinlerin en fazla 5 gün ya da 10 gün şeklinde kullanımına yönelik bir kısıtlamanın 657 sayılı kanunda yeri olmadığına dikkati çekti. Devlet Personel Başkanlığı’nın görüşünün de bu yönde olduğunu ifade eden Şube Başkanımız KIRAN, “İzinler çalışanların yasal bir hakkıdır. Amirin yetkisi izinin ne zaman kullanılacağına ilişkindir. Ancak belli bir gün ile sınırlandırılması yasal değildir. İzinlerin gün sınırlaması olmadan kullandırılması gerekmektedir.” sözünü kullandı. Sorunların yaşandığı yerleri de Sayın Genel Sekreterimize ileterek, problemin giderilmesini talep etti. ZABITADA HALDE ROTASYON İSTEĞİ Zabıta Dairesi Başkanlığı’nda sebze halinde görevli zabıta emekçilerinin; fazladan bir ödeme almasından kaynaklı bu görev yerinde -iş barışını bozmamak adına- belirli aralıklarda rotasyon uygulanması gerektiğini savunan Şube Başkanımız KIRAN, bu hususta Zabıta Dairesi Başkanımız Sayın Şemi ALBAT’la da görüşüldüğünü ve kendisinden ilgili konuda düzenleme yapılacağı sözünü aldığımızı belirtti. BELEDİYE EMEKÇİSİ SPORCULARIMIZA DESTEK İSTEĞİ Belediyemizin sporla ilgili önemli başarılara imza attığını görmekten mutluluk duyduğumuzu dile getiren Şube Başkanımız KIRAN, belediyemizde görevli bazı arkadaşlarımızın sporda önemli başarıları olduğunu fakat bunların bilinmediğini açıkladı. Örnek olarak; zabıtada çalışan üyemiz Durmuş GÖKÇE’yi gösteren KIRAN, “Bu arkadaşımız Kick Boks, Muay Thai gibi dövüş sporlarında Avrupa ve Türkiye Şampiyonu aynı zamanda Milli Takım Antrenörü. Böyle arkadaşlarımıza belediyemizden destek bekliyoruz.” diye konuştu. Tüm Yerel –Sen Olarak; Emekçilerin Sorunlarının Takipçisi Olacağız YAŞASIN EMEK MÜCADELESİ! YAŞASIN TÜM YEREL-SEN! YAŞASIN BİRLEŞİK KAMU İŞ!

devamı

Ülkemizin gelişmesini sağlayarak ekonomik bağımsızlığımızın ve ulusal sanayimizin güvencesi olan temel güç emektir, emekçilerdir. AKP iktidarı döneminde sermayeye sonsuz destek verilirken esnek çalışma yöntemi ile iş güvencesi elinden alınan ve düşük ücretle çalıştırılarak taşeronlaştırılan, horlanan işçi ve emekçiler ellerindeki tek demokratik silah olan “grev” hakkıyla buna direnmeye çalışıyor. Memur ya da işçi statüsüyle kamuda veya özel sektörde çalışan bütün emekçiler olarak kaygılarımız ve sorunlarımız ortaktır. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığını almak ve sorunlarımızı çözmek için de emekçilerin birlikte mücadelesi ve sınıfın dayanışması bu süreçte çok daha anlamlı ve önemli hale gelmiştir. Birleşik Kamu İş Konfederasyonu olarak; DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’nın almış olduğu grev kararını destekliyoruz. Bu grevin metal ve diğer bütün iş kollarındaki emekçilerin emeğinin karşılığını alarak daha insanca ve onurlu bir yaşam sürdürebilmeleri için bir başlangıç olmasını diliyoruz. Birleşik Kamu İş metal işçilerinin yanındadır! Yaşasın sınıf dayanışması ve emekçilerin direnişi! Yaşasın emekçilerin örgütlü mücadelesi ve kardeşliği! Birleşik Kamu-İş Merkez Yönetim Kurulu Adına Hasan KÜTÜK Genel Başkan

devamı

Konfederasyonumuz Birleşik Kamu İş İzmir İl Temsilciliği öncülüğünde gerçekleştirilen ve diğer demokrasi güçleriyle birlikte düzenlenen "Demokrasi Nöbeti" Eylemiyle; 22 yıl önce alçakça katledilen Gazeteci, Yazar Uğur MUMCU'yu ve tüm demokrasi şehitlerimizi anmak üzere Cumhuriyet Meydanı'nda toplandık. Anma Etkinliğimizin ve Demokrasi Nöbetimizin basındaki yansımaları: EGEDE BUGÜN/ 26 Ocak 2015 Uğur Mumcu İzmir’de anıldı Gazeteci yazar Uğur Mumcu ölümünün 22. yıldönümünde İzmir’de de anıldı. Mumcu ile birlikte Gezi Olaylarında hayatını kaybedenler ve diğer demokrasi şehitleri için de tutulan demokrasi nöbetinde AK Parti hükümeti de eleştirildi Haber-NEŞE YAVUZ Uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 22’nci yılında İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda anıldı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Atatürkçü Düşünce Derneği, Türk Gençlik Birliği ve daha birçok sivil toplum örgütü ve CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın da katıldığı anma etkinliğinde, tüm demokrasi şehitleri anıldı. “VURULDUK EY HALKIM UNUTMA BİZİ” Etkinlikte konuşma yapan Mustafa Balbay, “Uğur Mumcu, o muhteşem yazısında ‘Vurulduk ey halkım unutma bizi’ diyordu. Uğur Mumcu öldürüldüğünde doğmamış olan bir sürü genç arkadaşımız da burada, ışıklar içinde kal Uğur Mumcu, sen öldürüldüğünde hayata gözlerini açmamış genç arkadaşlarımız da burada, seni anıyor. Genç uşakların kalbi temiz aydınlarımıza sahip çıkması, bizi geleceğe dair umutlu kılan en büyük olaydır” dedi. Ali İsmail Korkmaz davasından da bahseden Balbay, “Korkmaz’ın katili bu hafta mahkemenin önünde dedi ki ‘Başbakan Gezi darbe demiştir, ben darbeyi önledim’. Mahkeme de iyi halden indirim yaptı, yani Ali İsmail Korkmaz iyi halle öldürülmüş sevgili arkadaşlarım. Türkiye’de cinayetler sanki sokaklarda değil, adliyelerde işleniyor. Ama ben bunları sizi umutsuzluğa sürüklemek için söylemiyorum çünkü biz bu iktidarı sandığa gömeceğiz. Haziran sonrasında yepyeni bir güneş doğacak diyorum ve Uğur Mumcu’nun önünde saygı ile eğiliyorum” ifadelerinde bulundu. “IŞIKLAR İÇİNDE UYUSUNLAR” Daha sonra söz alan Birleşik Kamu-İş İzmir İl Temsilcisi Ömer Lütfi Değirmenci, Uğur Mumcu’nün ölümünün ardındaki sır perdesinin hala ortaya çıkarılamadığını ve Mumcu’nun ölüm emrini verenlere dokunulmadığını söyleyerek, “Uğur Mumcu tam bağımsızlığın ve Atatürk ilkelerinin yılmaz savunucusu ve gerçek bir Türk aydınıydı. Bizler demokrasi şehitlerimizi ölüm yıldönümlerinden anmakla yetinmemeliyiz. Onların hayata bakış açılarını, mücadele tarzlarını içselleştirmeli ve ülkemizin yeniden aydınlık günlere çıkması için aynı kararlılıkla çalışmalıyız. Onlardan aldığımız güç ile ülkemizin tam bağımsızlığı için mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz, ışıklar içinde uyusunlar” dedi. Törende, demokrasi şehitleri ve Gezi Olaylarında hayatlarını kaybedenler de anıldı. Konuşmalardan sonra on dakikalık demokrasi nöbeti gerçekleştirilerek anma törenine son verildi. Haberin Linki:http://www.egedebugun-gazetesi.com/haber/ugur-mumcu-izmirde-anildi-5139.html ULUSAL KANAL / 25 Ocak 2015 Devrim şehidi Uğur Mumcu İzmir'de anıldı Yurttaşlar akşam saatlerinde Cumhuriyet Meydanı'nda toplandı, meşaleli yürüyüş düzenledi. 22 yıl önce katledilen gazeteci yazar Uğru Mumcu İzmir'de düzenlenen etkinliklerle anıldı. Aralarında CKD, ADD,TGB, TLB ve Birleşik Kamu-iş üyelerinin de bulunduğu çok sayıda örgüt Cumhuriyet Meydanı'nda toplandı. Uğur Mumcu için meşaleler yakıldı, dev Türk Bayrağı açıldı. TLB İzmir Şube Başkanı Asil Kocaçınar yurttaşlara seslendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve TOBAV'ın ortaklaşa düzenlediği etkinliğe de binlerce yurttaş katıldı. Gece hep bir ağızdan söylenen şarkılarla sona erdi. Haberin Linki:http://www.ulusalkanal.com.tr/yurt/devrim-sehidi-ugur-mumcu-izmirde-anildi-h47875.html

devamı

"Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar, ağabeyimiz, babamız yaşlarındaydılar. Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı, ya da susmuşlardı bütün olup bitenlere. Öfkelerini bir gün bile karşısındakilere bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük. Hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına, batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi!" UĞUR MUMCU EMEKTEN VE DEMOKRASİDEN YANA OLANLARI BU NÖBETE ÇAĞRIYORUZ! "Emperyalizme ve gericiliğe geçit yok" dedikleri için şehit edilen Uğur MUMCU'yu ve tüm devrim şehitlerimizi anıyoruz... Tarih:24 Ocak 2015 Yer: CUMHURİYET MEYDANI Saat:18.00

devamı

İki gün içinde yaşadığımız iki olay, AKP’nin defterinde -üstelik isminin başında olan- adaletin olmadığını açıkça kanıtladı. TBMM’de yapılan aklama /oylama, yalnızca Türkiye hukuk sistemi ve siyasal sistemi için değil dünya siyasal literatürüne de ibretlik bir olay olarak kazındı. Herkesin kulağıyla gördüğü, gözüyle duyduğu (bu iki duyu organının algıları dünyanın her ülkesinde hukukta maddi delil olarak ilk sırada sayılır!) 4 AKP’li Bakanın yolsuzluk ilişkilerinin derlenip toparlanıp  Yüce Divan’a götürülmesi TBMM’de AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Birleşik Kamu İş olarak anımsatmak isteriz ki dünyanın hiç bir meclisi, bu tür olayları halkın vicdanından kaldıramaz. O Bakanlar emekçi yoksul halkımızın vicdanında çoktan mahküm olmuştur. İkinci olay insanı isyan ettirecek denli çok daha can yakıcıdır:  Ali İsmail Korkmaz davasından katillere ödül gibi ceza verildi. Çocuk katilleri infaz yasasından yararlanarak yakında aramızda olacak. Ali İsmail’in annesi Emel Korkmaz, adalet beklediği mahkeme salonunda defalarca sinir krizleri geçirerek oğlunun katledildiği görüntüleri izlediğiyle kaldı. Sanık polis Mevlüt Saldoğan için 13 yıl hapis verildi. Ceza “iyi hal” nedeniyle 10 yıl 10 ay hapse indirildi. Yine sanık polis Yalçın Akbulut’a 12 yıl hapis cezası verilirken “iyi hal”den 10 yıl hapis cezasına indirildi. Tayyip Erdoğan’ın bir önceki duruşma sırasında “esnaf gerektiğinde hakimdir, polistir” diyerek destek çıktığı esnaf katiller de indirimden nasiplendi. 3 fırıncı için ayrı ayrı 8 yıl verilen cezalar “iyi hal”den 6 yıl 8’er ay hapse düşürüldü. Fırıncı Ebubekir Harlar’a verilen 8 yıl, yardımdan 1/2 indirimle 4 yıla, “iyi halden” 1/6 indirimle 3 yıl 4 aya düşürüldü ve Harlar’ın tahliyesine karar verildi. Polisler Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin’in ise beraatine karar verildi. *** Birleşik Kamu İş olarak artık bu noktadan sonra AKP’den hak hukuk adalet beklemiyoruz. Ülke yönetimini gaspetmiş bir avuç işbirlikçi, iç ve dış alçakları arkasında toparlayarak ülkemizi parçaladı, halkımızı birbirine düşürdü; ne adalet, ne eğitim, ne ülkeye inanç, ne vatandaşlık duygusu bıraktı! Bu iki olayda da kararı etkileyen asıl  suçlular emir verenlerdir. Dünyanın neresinde bir insanı sopalarla öldürürseniz bu kasten öldürmedir; bu ülkede artık hukuk güvenliği yoktur. Adalet kendi kendini mahkum etmiştir. Ne söyleyecek söz kaldı, ne anlayacak kafa, ne dinleyecek sabır. Bütün üyelerimize, değerli kamu emekçisi dostlara, halkımıza sabır diliyoruz. Bu ülke bir gün bunun hesabını soracak inancını hala koruyoruz: Birleşik Kamu İş olarak bunun için varız, bunun için gece gündüz çalışıyoruz. BİRLEŞİK KAMU İŞ KONFEDERASYONU

devamı

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu bileşenleri olarak Cumhuriyet Gazetesi İzmir Temsilcisi Serdar KIZIK’ı ziyaret edip geçmiş olsun dileklerinde bulunduk. Birleşik Kamu İş Konfederasyonu İzmir İl Temsicisi ve Dönem Sözcüsü Prof. Dr.Ömer Lütfü DEĞİRMENCİ Başkanlığında Tüm yerel sen 1 No lu Şube Başkanı Dr.Hakan KIRAN 2 No lu Şube Başkanı Tamer Yiğit GÜLER1 No lu Şube,TİS Sekreteri Hüseyin ÇATAKOĞLU, 1 No lu Şube Eğitim Basın Sekreteri Özkan FELEK ve, Eğitim İş Örgütlenme Sekreteri Oğuz EMİNOĞLU Cumhuriyet gazetesi İzmir Temsilcisi ve çalışanlarına geçen hafta yaşanan çirkin saldırı için geçmiş olsun ziyaretinde bulunuldu. Prof. Dr.Ömer Lütfü DEĞİRMENCİ saldırıya uğrayan mizah dergisi Charlie Hebdo'nun karikatürlerini yayınlayan Cumhuriyet Gazetesi'nin dağıtımının polis tarafından dağıtımının engellenmeye çalışıldığı belirtilerek, "Polisin Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik sansür girişimini kınıyoruz. Bu uygulamanın Anayasa'ya ve Basın Kanunu'na aykırı olduğunu hatırlatıyoruz Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında 154. sırada yer alan Türkiye'de halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına her gün yeni bir müdahale olmaktadır. Bunun son örneği Cumhuriyet Gazetesi'nin mahkeme kararı olmamasına rağmen polis tarafından dağıtımının engellenmeye çalışılması olmuştur. Cumhuriyet Gazetesi, bir dayanışma örneği olarak Fransa'nın başkenti Paris'te geçen hafta silahlı saldırıya uğrayan mizah dergisi Charlie Hebdo'nun özel sayısından seçilen karikatürleri yayınlamıştır. Demokratik ülkelerde gazeteler dağıtılmadan polis tarafından kontrol edilemez. Cumhuriyet Gazetesi'nin dağıtımının engellenmeye çalışılması sansür girişimidir. Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkına müdahale edilmiştir..Birleşik Kamu İş Konfederasyonu İzmir İl başkanlığı olarak bu girişimi kınıyoruz. Halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının korunması için iktidarı ve muhalefeti basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne sahip çıkmaya davet ediyoruz.”dedi. Cumhuriyet Gazetesi İzmir Temsilcisi Serdar KIZIK Birleşik Kamu iş Konfederasyonu İl Temsilciliği’ne bu anlamlı ziyaret için teşekkür ederken “Her türlü saldırı ve baskılara rağmen yayın hayatını sürdüreceğiz” dedi.

devamı

2002 Yılından bu yana tek başına Türkiye’yi yöneten AKP’nin en temel özelliği Cumhuriyet’le “sorun”lu oluşudur! Bunun nedeni Aydınlanma bilincine sahip olmayan, tarih diyalektiğinden habersiz, çağdaş ve modern yaşam biçimini içine sindiremeyen Cumhuriyet ve Atatürk karşıtı kadrolardan oluşmasındandır. Bunun en son örneğini, AKP Balıkesir Milletvekili Tülay Babuşçu göstermiştir. Tülay Babuşcu, sosyal medya hesabından Filistin Devlet Başkanı ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarihteki temsili Türk askerleri ile birlikte çekilmiş olan fotoğrafını paylaşarak, “Muhteşem bir zeka… 600 yıllık İmparatorluğun 90 yıllık reklam arası sona erdi…” demiştir. Birleşik Kamu İş Konfederasyonu olarak anımsatmak isteriz ki, Cumhuriyetin bugün geldiği nokta Anadolu’ya kök salmış bir ağacın en güçlü dönemidir; biz devrimciler de onun çocuklarıyız. Mustafa Kemal Atatürk’ün mucizevi bir ustalıkla kurduğu Cumhuriyetimiz, en büyük düşmanları tarafından yıllardır kemirilip iç ve dıştan her türlü melanetle yıkılmaya çalışıldığı halde kesilen sakal örneği daha da güçlenmektedir. Cumhuriyete ve değerlerine kendini ait hissetmeyenler olabilir; ancak onların yeri TBMM değil, tarihin onlar için layık kıldığı yer olmalıdır. Babuşçu’nun gösterdiği telaş ve tarihsel kin bunu hissettiğinin kanıtıdır. 12 yıldır iktidarda olmanız ve bugün bulunduğunuz mevki bile Cumhuriyetin büyüklüğündendir. Her türlü saldırılara rağmen gücüne güç katan Cumhuriyetimizde asıl “reklam arası”, sizin gibi, tarihsel gerçeklerden uzak, tarihe ters ve şaşı bakan anlayışlardır. Birleşik Kamu İş Konfederasyonu ve üye kamu emekçilerinin modern, çağdaş, laik, demokratik ve tam bağımsız Türkiye sevdası ve tarih bilinci, Cumhuriyetimizin güvencesidir. Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Merkez Yönetim Kurulu Adına Genel Başkan Hasan KÜTÜK

devamı

14 Ocak 2015 tarihli nüshasında, Paris’te terör saldırısına uğrayan mizah dergisi Charlie Hebdo’dan karikatürler yayınlayan Cumhuriyet gazetesinin dağıtımının polis tarafından “12 Eylül” uygulamalarını aratmayan anlayışla engellenmesini şiddetle kınıyoruz. Bu baskının, İlhan Selçuk yönetiminde, “Tehlikenin Farkında mısınız?” başlıklarıyla bizleri yıllar öncesinden uyaran Cumhuriyet gazetesine yapılması anlamlıdır. Cumhuriyet gazetesinin basıldığı İstanbul’da Doğan Medya Grubu’na ait dağıtım kamyonlarını matbaadan çıkarken durduran polis ekipleri Cumhuriyet gazetesinin her nüshasını kontrol etmiştir. Yargı kararı olmaksızın “makul şüphe” adı altında yapılan bu baskın, AKP faşizminin geldiği noktayı göstermektedir. Daha bir kaç gün önce basın emekçilerinin günününü kutlarken kaygılarımızı dile getirmiştik. Ancak Birleşik Kamu İş olarak biliyoruz ki sorun  görünenden çok daha derinlerdedir. Çünkü, AKP iktidarlarıyla birlikte maalesef Türkiye’nin her yerinin,  Sivas Madımak katliamı öncesi günlere benzer patlamaya hazır dinamit fıçısı haline geldiği endişesi taşımaktayız.  En ufak bir kıvılcımın tüm Türkiye’yi saracağını, görmekteyiz. Akit gazetesinin provakasyonu, Fox Tv’ye yapılan saldırı bu kalkışmanın belirtileridir. Bu tehlikeyi bilen siyasal iktidar, seçim öncesi bu tehlikenin ortaya çıkmasını engellemek istemekte, 13 yıldır yaptığı ülkeyi bölme ve gericiliği besleme uygulamalarının olası kirli sonuçlarını halının altına süpürmeye çalışmaktadır. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Paris’teki basın özgürlüğü ve terörü kınama yürüyüşüne katılmasından sonra yaşanan bu olay hükümetin demokrasiye bakışındaki ikiyüzlülüğün son örneğidir. Türkiye, devlet eliyle beslenen, devletten ihale alan, muazzam para kaynaklarına kavuşmuş, denetimsiz bir gerici kuşatma içindedir. Türkiye, tarikatların ve din simsarlarının egemenliğinde kalamaz. Birleşik Kamu İş olarak, Cumhuriyet Devrimlerinin her zaman savunucusu olduk, olacağız; çünkü Devrimlerin önemi her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. Cumhuriyet gazetesine yapılan engellemeyi ve her türlü basın özgürlüğünü kısıtlayıcı uygulamaları kınıyor, gazete emekçilerine geçmiş olsun diyoruz. BİRLEŞİK KAMU İŞ

devamı